
1- Maddi ve Manevi Tazminat Nedir?
Maddi tazminat, Türk Medeni Kanunu’nun 174/1 maddesinde düzenlenmiştir. Kanuna göre maddi tazminat boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen ekonomik menfaatleri zarar gören eşin talep ettiği tazminattır. Örneğin: evlilik nedeniyle kariyerini bırakan eş, ekonomik güvence kaybına uğrayan taraf, yaşam standardı ciddi şekilde düşecek olan eş maddi tazminat talebinde bulunabilir.
Burada amaç “zenginleşme” değil, boşanma nedeniyle oluşan ekonomik kaybın giderilmesidir. Manevi tazminat ise Türk Medeni Kanunu’nun 174/2 maddesinde düzenlenmiştir. Kanuna göre manevi tazminat kişilik hakları saldırıya uğrayan eş için gündeme gelmektedir. Örneğin: aldatma, hakaret, fiziksel şiddet, küçük düşürme, sosyal çevrede itibarsızlaştırma, psikolojik baskı ve daha pek çok davranış kişilik haklarına saldırı sayılabilir ve manevi tazminata neden olabilir. Mahkeme yaşanan olayın ağırlığını, tarafların kusur durumunu, sosyal ve ekonomik durumlarını, olayın kişide yarattığı etkileri değerlendirir. Ayrıca maddi ve manevi tazminat talep edebilmek ve daha da önemlisi kazanabilmek için davada hiç ya da diğer eşe göre az kusurlu olduğu ispatlanmalıdır. Yani diğer eş tam kusurlu veya ağır kusurlu olmalıdır.
2- Tazminat Alabilmek İçin Hangi Şartlar Gerekir?
Toplumda sıkça düşünülenin aksine: her boşanmada tazminat alınmaz, kadın olmak tek başına tazminat için yeterli değildir, aldatılan eş otomatik olarak yüksek tazminat kazanmaz… Boşanma davasında tazminat alınabilmesi için en önemli unsur:“kusur” meselesidir. Türk Medeni Kanunu’na göre tazminat isteyen eş: diğer eşe göre daha az kusurlu olmalı, ya da tamamen kusursuz olmalıdır. Ayrıca tazminat talep eden taraf, diğer eşin tam kusurlu ya da ağır kusurlu olduğunu çeşitli delillerle ispatlamalıdır. Her iki tarafın eşit kusurlu bulunması halinde ise iki taraf da maddi ve manevi tazminat kazanamayacaktır. Ayrıca usulünce açılmış maddi ve manevi tazminat davası olmalı ya da boşanma davasının eki niteliğinde maddi ve manevi tazminat talep edilmelidir. Yalnızca talepte bulunmak da tek başına yeterli değildir. Açılan bu davanın kişinin kendisi ya da vekili aracılığıyla takip edilip sonuçlandırılması gerekir.
3- Mahkeme Kendiliğinden Tazminata Karar Verir Mi?
Toplumda yanlış oluşan kanaatin aksine boşanma davasında bir taraf tamamen kusurlu şekilde evlilik birliğini sona erdirse dahi mahkeme kendiliğinden tazminata hükmetmez. Tazminata karar verilebilmesi için boşanma talebiyle birlikte maddi ve manevi tazminat talep edilmesi veya süresi içerisinde ayrı bir maddi ve manevi tazminat davası açılması gerekmektedir.
4- Her Durumda Tazminat Talep Edilmeli Midir?
Bazen kişinin öncelikli amacı boşanma olmasına rağmen çeşitli gerekçelerle tazminat talebinde de bulunmaktadır. Özellikle kişinin yeterli delili bulunmaması halinde mahkeme boşanma konusunda evlilik birliğinin sarsıldığına ve evlilik birliğinin devamında bir yarar olmadığına kanaat getirse dahi tazminat kararı noktasında kusur belirlemesine yetecek şekilde delil olmaması nedeniyle davanın tümden reddine karar verebilmektedir. Özellikle anlaşmalı boşanmanın da mümkün olmadığı durumlarda geniş çaplı bir değerlendirme yapılması, delil durumlarının değerlendirilmesi ve öncelik sıralaması yapılarak hareket edilmesi önem arz etmektedir. Aksi halde davanın reddi gibi bir sonuçla karşılaşılması ihtimal dahilindedir.
5- Mahkeme Tazminat Miktarını Nasıl Belirler?
Tazminat miktarının belirlenmesi noktasında genel geçer tek bir kabul veya kriter bulunmamaktadır. Miktar konusunda birden çok unsur birlikte değerlendirilerek neticeye ulaşılmaktadır. Bu noktada değerlendirilen başlıca unsurları şu şekilde sıralayabiliriz: Tarafların ekonomik durumu, kusur oranı, evlilik süresi, yaşanan olayın ağırlığı, sosyal çevrede oluşan etki, tarafların yaşam standardı, yaşanan manevi yıkım ve benzeri pek çok etkenden söz etmek mümkün. Ayrıca miktar konusunda hakimin takdiri de büyük önem taşımaktadır.
Bu nedenle: “Aldatılan herkes şu kadar tazminat alır” şeklinde kesin bir rakam yoktur. Her dosya kendi özel koşullarına göre değerlendirilir.
6- Hükmedilen Tazminat Her Durumda Tahsil Edilebilir Mi?
Mahkeme tarafından hükmedilen maddi ve manevi tazminat doğrudan mahkeme aracılığıyla kişiden alınarak lehine tazminat hükmedilen tarafa verilmemektedir. Tazminat kararının ardından aleyhine tazminat hükmedilen tazminat borçlusu, tazminat bedelini kendiliğinden kazanan tarafa ödeyebilmektedir. Tazminat borçlusunun kendiliğinden ödeme yapmaması halinde tazminat kazanan kişinin kararı icra takibine koyması ve icra kanalıyla hükmedilen meblağı tahsil etmesi gerekmektedir. Burada tazminat borçlusu icra masrafları, icra vekalet ücreti gibi ek başka masraflarla da karşı karşıya kalabilmektedir. Tazminat alacağının icra aşamasında tahsil edilebilmesi için tazminat borçlusu durumunda olan kişinin üzerinde bir malvarlığı olması, maaşının olması, bankada parasının olması veya benzeri şekillerde tahsile imkan verecek ve ekonomik değer taşıyan bir varlığının olması gerekmektedir.
7- Tazminat Talebinde En Sık Yapılan Hatalar
Delilsiz iddialar: Sadece sözlü iddialar çoğu zaman yeterli olmaz. İddiaların tanık beyanları, yazılı belgeler, mesaj kayıtları, fotoğraflar ve benzeri delillerle ispatlanması gerekmektedir. Hukuka aykırı deliller: Bazı telefon kayıtları veya gizli erişim yöntemleri hukuka aykırı kabul edilebilir. Hatta karşı tarafın şikayeti üzerine ceza sorumluluğu da doğurabilir. Kusur durumunun yanlış değerlendirilmesi: Kendisinin de ağır kusurlu olduğu dosyalarda yüksek tazminat beklentisi gerçekçi olmayabilir.
Sonuç
Boşanma davalarında maddi ve manevi tazminat; tarafların kusur durumu, evlilik süresi, yaşanan olayların ağırlığı, ortaya çıkan zarar ve daha birden çok etken bir arada değerlendirilerek belirlenir. Her davada tazminata hükmedilmez, çeşitli faktörler bir arada bulunmalı ve ispat yükümlülüğü yerine getirilmelidir. Her somut olay kendi içerisinde değerlendirilmeli ve çözümlenmeli, buna göre de bir yol haritası çizilmelidir.
Avukat Gizem SAK