
Hukuki bir sorunla karşılaşıldığında insanların ilk refleksi çoğu zaman aynıdır: “Bir avukat bulmam gerekiyor.” Ancak burada asıl önemli olan husus, yalnızca bir avukat bulmak değil; karşı karşıya olunan hukuki sorunu doğru tespit edebilecek, olayın ayrıntılarını hukuki açıdan doğru şekilde değerlendirebilecek ve süreci somut olaya göre yönetebilecek bir avukatla çalışmaktır. Çünkü hukukta her zaman iki eşittir iki değildir. Nitekim hukukta aynı görünen iki olay, ayrıntılardaki küçük bir farklılık nedeniyle tamamen farklı sonuçlara ulaşabilir. Bazen “Komşumun aynı davası şöyle sonuçlandı, benimki neden farklı oldu ?” derken de mesele tam da bu noktaya geliyor.
Özellikle Trabzon gibi hem şehir merkezinde hem de çevre ilçelerinde farklı sosyal, ekonomik ve taşınmaz ilişkilerinin yoğun biçimde bulunduğu bir yerde, hukuki uyuşmazlığın yalnızca kanun maddesinden ibaret olmadığı unutulmamalıdır. Bir dosyanın doğru ve sağlıklı şekilde değerlendirilmesi; olayın geçmişinin, tarafların ilişkilerinin, mevcut belgelerin, sürelerin, mevcut ve elde edilebilecek delillerin yanı sıra daha pek çok faktörün birlikte ele alınmasını, kapsamlı bir değerlendirmeyi gerektirir.
HUKUKİ SORUN İLE HUKUKİ ÇÖZÜM AYNI ŞEY DEĞİLDİR
Bir kişinin “boşanmak istiyorum”, “işverenim maaşımı ödemedi”, “taşınmazımla ilgili sorun yaşıyorum” veya “hakkımda icra takibi başlatılmış” demesi, henüz hukuki çözümün ne olduğunu göstermez. Bunlar yalnızca sorunun ilk tanımıdır. Asıl hukuki çalışma bundan sonra başlar. Örneğin boşanma sürecinde yalnızca boşanmanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği değil; kusur durumu, nafaka, maddi ve manevi tazminat, velayet, kişisel ilişki kurulması ve malvarlığına ilişkin meselelerin de ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
İş hukukunda ise “işten çıkarıldım” cümlesi tek başına yeterli değildir. Fesih şekli, fesih nedeni, çalışma süresi, ücret, fazla çalışma, yıllık izinler, işyerindeki uygulamalar, fesih bildirimi ve somut olayın diğer özellikleri ile delil durumu farklı hukuki sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle iyi bir hukuki danışmanlığın ilk aşaması çoğu zaman dava açmak değil, doğru soruyu sormak ve devamındaki süreci en doğru şekilde yönetmektir.
AVUKAT SEÇİMİNDE YALNIZCA “DAVA KAZANMA” VAADİNE ODAKLANILMAMALI
Hukukta hiçbir avukat, dosyanın tüm sonuçlarını önceden garanti edemez. Bir davanın sonucunu; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller, bilirkişi incelemeleri, tanık anlatımları, ilgili mevzuat ve yargı mercilerinin değerlendirmesi gibi birçok unsur etkileyebilir. Bazen dosya hakiminin o anki ruh hali bile bir etken olabilmektedir. Bu nedenle bir avukatın “kesin kazanırız” demesinden ziyade, dosyanın risklerini ve olası sonuçlarını açıkça ortaya koyabilmesi çok daha doğru ve değerlidir. Nitekim hukukumuzda bir avukatın dava veya hukuki bir süreç kesin sonuç taahhüt etmesi de yasal olmayıp çeşitli cezai sorumluluklar doğurabilmektedir. Müvekkilin yalnızca olumlu ihtimalleri değil, karşılaşabileceği riskleri de bilmesi gerekir. Hukuki danışmanlığın önemli bir parçası da budur: Müvekkile yalnızca ne yapılabileceğini değil, neyin neden yapılamayacağını da açıklayabilmek.
İYİ BİR HUKUKİ DEĞERLENDİRME, DOSYANIN AYRINTILARINDA GİZLİDİR
Bir uyuşmazlığın hukuki niteliğini belirleyen şey bazen tek bir belgedir. Bazen yıllar önce imzalanmış bir sözleşme, bazen bir banka kaydı, bazen bir mesajlaşma, bazen bir tanık beyanı, bazen de tapu kayıtlarındaki bir işlem dosyanın yönünü değiştirebilir. Bu nedenle avukatla ilk görüşmeye gelirken mevcut bilgi ve belgelerin mümkün olduğunca eksiksiz şekilde paylaşılması önemlidir.
Özellikle şu hususların saklanmaması gerekir:
- Olayın müvekkilin aleyhine olabilecek yönleri,
- Daha önce açılmış veya devam eden davalar,
- Yapılmış ödeme ve anlaşmalar,
- Karşı tarafla yapılan yazışmalar,
- Tebligatlar ve resmi belgeler,
- Daha önce verilen beyanlar,
- Konuyla ilgili mevcut sözleşmeler ve kayıtlar.
Bir avukatın dosyayı doğru değerlendirebilmesi için olayın yalnızca “iyi” taraflarını değil, bütün gerçekliği bilmesi gerekir. Çünkü mahkemeye sunulacak hukuki strateji, müvekkilin anlattığı olayın eksiksiz ve doğru şekilde değerlendirilmesiyle oluşturulur. Öyle ki avukattan saklanan bir bilginin sonradan ortaya çıkmasıyla mahkemeye sunulan hukuki strateji tamamen etkisiz hale gelerek davanın geri dönülemez şekilde kaybına yol açabilecektir.
TRABZON’DA HUKUKİ DESTEK ALIRKEN YERELLİK NEDEN ÖNEM TAŞIYABİLİR?
Hukukun temel kuralları Türkiye genelinde aynı mevzuata dayanır. Bununla birlikte her uyuşmazlığın kendi yerel koşulları ve uygulamaya yönelik bazı pratik yönleri bulunabilir. Trabzon’da yürütülecek bir hukuki süreçte dosyanın hangi adli mercide görüleceği, uyuşmazlığın niteliğine göre hangi kuruma başvurulacağı, tebligat ve dosya işlemlerinin nasıl yürütüleceği gibi pratik konular da sürecin bir parçasıdır.
Özellikle Trabzon merkez ile Akçaabat, Yomra, Ortahisar, Arsin, Sürmene, Of ve diğer ilçeler arasında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda, olayın bulunduğu yer ve ilgili kurumların tespit edilmesi hukuki sürecin planlanması açısından önem taşıyabilir. Trabzon’da yoğun olarak görünen taşınmaz uyuşmazlıkları, aile ve miras ilişkileri, kırsal alan–şehir merkezi farklılığı, tapu ve kadastro problemleri, ilçeler arasındaki adli/kurumsal erişim, Karadeniz bölgesindeki taşınmaz ve miras uyuşmazlıklarının pratik özellikleri yerel koşullara göre de değerlendirilmesi gereken hukuki uyuşmazlıkların başlıcalarıdır. Ancak burada önemli olan yalnızca “yerel olmak” değildir.Asıl önemli olan, yerel koşulları dosyanın hukuki niteliğiyle birlikte değerlendirebilmektir.
HER HUKUKİ SORUN MAHKEMEYE TAŞINMAK ZORUNDA DEĞİLDİR
Hukuki destek almak, her durumda dava açmak anlamına gelmez. Bazı uyuşmazlıklar dava açılmadan önce çözülebilir. Bir ihtarname gönderilmesi, karşı tarafla hukuki zeminde görüşme yapılması, arabuluculuk sürecinin değerlendirilmesi veya tarafların haklarını koruyan bir sözleşme hazırlanması, bazı durumlarda uzun sürebilecek bir yargılama sürecinden daha uygun bir çözüm olabilir. Bu nedenle avukatın görevi yalnızca dava dilekçesi hazırlamak değildir. Bazen en iyi hukuki sonuç, hiç dava açmadan elde edilen sonuçtur. Elbette bunun mümkün olup olmadığı her somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
AVUKAT İLE MÜVEKKİL ARASINDAKİ İLETİŞİM NEDEN ÖNEMLİDİR?
Hukuki süreçler çoğu zaman yalnızca hukuki bilgi gerektirmez; aynı zamanda düzenli iletişim ve güven ilişkisi gerektirir. Müvekkilin dosyasının hangi aşamada olduğunu, kendisinden hangi belgelerin beklendiğini ve süreçte karşılaşabileceği gelişmeleri anlayabilmesi önemlidir. Bunun yanında müvekkilin de avukatına doğru ve zamanında bilgi vermesi gerekir.
Özellikle dava ve başvuru sürelerinin söz konusu olduğu durumlarda gecikmiş bir bilgi, yalnızca iletişim problemi olmaktan çıkıp hukuki sonuç doğurabilir. Bu nedenle avukat seçiminde sorulması gereken sorulardan biri de şudur:
“Bu kişi benim dosyamı gerçekten dinleyecek ve dosyanın ayrıntılarını takip edecek mi? Bu kişiyle devam eden süreçte iletişimde sorun yaşayacak mıyım?”
HUKUKTA HAZIR CEVAPLAR YERİNE DOSYAYA ÖZEL ÇÖZÜMLER GEREKİR
İnternette bugün neredeyse her hukuki sorunla ilgili bilgi bulunabilir. Ancak internette okunan genel bir bilgi ile somut olaya uygulanabilecek hukuki değerlendirme aynı şey değildir.
Bir kişinin internette okuduğu “şu durumda dava açabilirsiniz” bilgisi, kendi dosyasında gerçekten dava açabileceği veya davayı kazanabileceği anlamına gelmez. Çünkü hukukta aynı olayın farklı delilleri, farklı tarihler ve farklı sözleşme hükümleri farklı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle internet üzerindeki genel bilgiler, hukuki danışmanlığın yerine geçmemelidir. Hukukumuzda “usul esastan önce gelir” şeklindeki temel hukuki ilke hakim olup bu ilke bir hakkın ya da talebin özüne (esas) geçilmeden önce, o hakkın doğru yöntem, süre, yetki ve kurallara uygun olarak öne sürülüp sürülmediğinin incelenmesinin gerekliliği anlamına gelmektedir. Yani hukukta yalnızca haklı olmak yetmez, doğru yöntem şarttır.
DOĞRU AVUKAT SEÇİMİ ASLINDA DOĞRU HUKUKİ STRATEJİYİ SEÇMEKTİR
Trabzon’da hukuki destek almak isteyen bir kişinin avukat seçiminde yalnızca ücret veya ulaşılabilirlik üzerinden karar vermesi yerine birkaç temel soruyu değerlendirmesi faydalı olacaktır:
Avukat, yaşadığım sorunun hukuki niteliğini doğru tespit edebiliyor mu?
Dosyamın güçlü ve zayıf yönlerini açıkça anlatıyor mu? Benim için hangi hukuki yolların mevcut olduğunu ve bunların risklerini açıklıyor mu? Dava açılması gerekiyorsa bunun neden gerekli olduğunu ortaya koyabiliyor mu? Süreç boyunca iletişim kurabileceğim ve dosyamın gelişmelerini takip edebileceğim bir çalışma düzeni var mı? Bu soruların cevapları, yalnızca “iyi bir avukat” arayışından çok daha anlamlı bir değerlendirme yapmayı sağlar.
SONUÇ
Hukuki bir uyuşmazlık ortaya çıktığında çoğu kişinin aklındaki ilk soru “Davayı kazanabilir miyim?” olur. Bu soruyla da birlikte çoğu kişi “kesin kazanırız” vaadini de duymak ister ve o minvalde adımlar atarak deyim yerindeyse umut tacirlerine sarılır. Oysa bundan önce sorulması gereken daha önemli bir soru vardır: “Benim durumumda doğru hukuki yol nedir?”
Doğru hukuki değerlendirme yapılmadan başlatılan bir süreç, zaman ve maddi kayıplara yol açabileceği gibi, bazı durumlarda hak kaybı riskini de beraberinde getirebilir. Bu nedenle Trabzon’da hukuki destek arayan kişilerin, yalnızca bir dava takip edecek kişi değil; olayın tamamını dinleyerek hukuki riskleri ortaya koyabilecek, seçenekleri açıklayabilecek ve somut dosyaya uygun bir yol haritası oluşturabilecek bir avukatla çalışması önem taşır. Hukuki süreçlerde doğru adım her zaman en hızlı atılan adım değildir.
Bazen doğru adım, önce durmak, dosyayı bütün yönleriyle incelemek ve ondan sonra harekete geçmektir. Trabzon ve çevresinde hukuki uyuşmazlıkların somut olayın özellikleri çerçevesinde değerlendirilmesi ve müvekkillerin hukuki süreçlerinde profesyonel destek sunulması amacıyla bizler müvekkillerimize süreçle ilgili detayları tüm şeffaflığıyla ve net bir şekilde ifade ederek hukuki süreci baştan sona tüm şeffaflığı ile yürütmekteyiz.
Avukat Gizem SAK NOHUT
Trabzon Avukat